DOLAR 5,7499
EURO 6,3878
ALTIN 272,8
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 14°C
Az Bulutlu
yan sütun reklam alanı
yan sütun reklam alanı

Görün beni artık… Ben Seferihisar…

Görün beni artık… Ben Seferihisar…
19.11.2019
182
A+
A-

Hey gidi günler hey … Nerede eski Seferihisar… Tahmin ediyorum ki eski Seferihisar’lılar, eski Seferihisar’ı özlüyor. Ben İzmirli biri olarak ananemin memleketi olan ve güzel anılar biriktirdiğim eski Seferihisar’ı çok özlüyorum.

Okullar yaz tatiline girince Seferihisar da ki akrabalarımızın yanına gelmek için çabalıyorduk. İzmir’in kalabalığından, trafiğinden uzaklaşmak için o güzel köy/kasaba olan  Seferihisar’a geliyorduk. O zamanın komşulukları, sohbetleri; yaz akşamlarında Seferihisar’ın eski pastanelerinden dondurma alarak tertemiz havasında yürüyüş yapıyorduk. Sokaklar temiz, insanlar temiz… Sabahın ışıklarıyla çalışan traktör sesi, o zamanların mobiletleri, kamyonet sesleriyle sabahın ilk saatlerinde “çapayı traktöre goydun mu? hatun” diyen köyün erkekleri ve şivesiyle konuşan iyi yürekli köy kadınları. 

Ahhh Seferihisar’ım ahh… Hatırlar mısın? 

O güzel çarşı meydanının tam ortasında küçücük bir döner kavşağın vardı. O döner kavşak Seferihisar için önemli bir rol oynuyordu. Hem o küçücük trafiğini düzene sokuyor, Hem de askere giden, evlenen gençlerimizin ve sünneti olan çocuklarımızın eğlencesi için oluşturulan araç konvoylarında o kavşağın etrafında yedi belki biledik sekiz tur atarak Seferihisar ile beraber kutluyorduk, tüm eğlencelerimizi, tüm anılarımızı… Hep birlikte el eleydi Seferihisar… Mutluydu, huzurluydu…

Seferihisar artık büyüdü ama nasıl büyüdü? Şöyle bakıyoruz, gelişti diyoruz. Aslında gelişen Seferihisar değil, gelişen beton yığınları ve o küçük evlerin yerine, tarihin yerine yapılan büyük sosyetik binalar. Elbette ilçenin binalara, gelişime ihtiyacı var. Bu ihtiyaçlar düzenli, tertemiz, projeleri iyi çizilmiş, ambulansın, itfaiyenin girebileceği ve vatandaşın kaldırımlarda rahat yürüyebilmesi şeklinde projelendirilmesi gerekliydi. Artık Seferihisar beton yığınlarının arasında kaldı ve iş işten geçti. Artık Seferihisar kendi özünden çıktı.

Köy zamanında kaldırabileceği kadar trafik ve kalabalık vardı. Tarımıyla, zeytin yağlarıyla, doğal yapısıyla, insanların birbirlerine saygılarıyla organik gelişmiş bir köydü. O zamanlar sineması, radyosu bulunan ilçede, artık hiçbir şey bulunmaz bir hal aldı. Köyken sineması olan şimdi ise gelişmiş denilen ilçede bir sinema bile yok. İnsanların sosyalleşebileceği, keyif alarak film izleyebileceği ve vakit geçireceği hiçbir yer yok. Yani açıkçası kendine özgü, kendine has hiçbir şeyi yok. Yazık ki çok yazık…
Bu küçücük ilçe İzmir’e bağlı değilken kendine ait halk otobüsü, itfaiyesi, radyosu, sineması yani hemen hemen her şeyi vardı. Otobüsleriyle gelen gelir Seferihisar’a yetiyordu. Küçücük bir köydü ama kocaman bir doğaya, doğallığa ve zenginliğe sahipti. Sakin şehir ismini aldı, ismine yakışır bir ilçe olamadı.

1999/2008 yıllarında 16.000 bin nüfusa sahip olan ilçede 2009/2019 arası yani on yılda 43.500 nüfusa çıktı. Hızlı bir göç aldı. Seferihisar bu göçü kaldıramadı halende kaldıramıyor. İlçe merkezi boğuluyor, esnaf masasını nereye koyacağını bilmiyor, trafik akışı düzensiz ilerliyor, vatandaş kaldırımda değil, yol ortasında yürümek zorunda kalıyor, yollar düzensiz, etraf bakımsız yani her taraf darma duman …
İlçe gelişmesin demiyorum elbette gelişsin, buraya yerleşen vatandaş “oh be iyi ki böyle bir yere yerleşmişim” desin. Bizler yeni yerleşen vatandaşa evimizi tam açamadık. İlk önce evimizin düzenini, temizliğini, mağdur olmayacak tüm şeyleri düzene sokup, yeni gelen komşularımızı en iyi şekilde karşılamak görevimizdi. Ne yazık ki düzensiz bir eve komşularımızı davet ettik. Hayallerinin yeri olan Cittaslow’u görenler hayal kırıklığıyla karşılaştı. Tanıtımlar da bisiklet yolları, park alanları, temiz bir doğa, trafikten uzak bir ilçe olacağı sözü verildi ve tanıtımları yapıldı. Ne yazık ki bunların yerine İzmir kalabalığından daha beter bir hal aldı.
İlçe, İzmir’e bağlandığı günden bu yana, ilçeye hiçbir şey verilmedi, hiç bir şey yapılmadı. Çarşı meydanında ki eski belediye yıkıldı, güzel bir meydan yapılacak dendi. O güzelim alana hiç kimsenin anlayamadığı bir yapı inşa edildi. Kültür merkezi inşa edildi ama içine 120 kişilik bir etkinlik salonu yapıldı. Salon demeye bin şahit gerek. Yağmurlu havada sular altında mı kalmıyor, etkinlik günlerinde 120 kişilik bir salona 300 kişiye yakın insan geliyor ve salona sığmayanlar mı, etkinlikten mağdur kalmayanlar mı….
Her sene Kasım aylarında Seferihisar’ın mandalina şenlikleri oluyor. Bu şenlikler çarşı içindeki kapalı Pazar yerinde gerçekleştiriliyor. Eskiden burada gerçekleştirilen etkinlikler de, burada ki Pazar yeri kalabalığı kaldırıyordu. Ama artık ilçe tanıtımlarıyla bilinen meşhur bir yer haline geldi. Her şenlikte çarşı meydanları tıka basa oluyor. Trafik bu özel günlerde daha beter bir hal alıyor. Artık, bilinen bir ilçenin şenlik alanı olması lazım, bu alanlarda şenliklerin yapılması ve gelen kalabalığı orada toplamak lazım, trafiğiyle, insan kalabalığıyla… çünkü artık bu ilçe tanınan bir ilçe… ama ne yazık ki yine 10 yıldan bu yana bu sorunu gördükleri halde bu konuda hiçbir çalışma yok.

Artık buradan sesleniyorum, egoları bir kenara atmak gerekli. Turizm de gelişmiş ve düzenini oluşturmuş Antalya, Marmaris, Fethiye özellikle Eskişehir gibi illerden/ilçelerden fikir alışverişinde bulunmak gerekli, ortak etkinlikler yapıp, ilçeye gelir sağlamak gerekli, Seferihisar’ın doğasını korumak ve temiz, düzenli, maddi gücü yüksek , sanat anlayışına açık ve kendi üretimleriyle Eskişehir’i örnek alarak yapacağı işlerde başarıya yükselip, bu ilçenin örnek bir ilçe olmasını sağlamak için çalışmak gerekli.
Artık özlemlerimizi Eski Seferihisar resimlerinde değil, gelişmiş bir Seferihisar resimlerinde aramak lazım. Özlem duyduğumuz her şeyi korumak ve gelişmiş bir ilçede canlandırmak lazım.
Ümit ediyorum ki Seferihisar güzel, düzenli herkesin birbirine saygılı, sanat anlayışı yüksek ve sanat şehri olan bir yer haline gelir.
Her şey gönlünüzce olsun….

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Choose A Format
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Görsel
Fotoğraf veya GIF