KÜRESELLEŞME VE YOKSULLUKDA GELİNEN SON NOKTA

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küreselleşme, günümüzde yaygın olarak kullanılan kavramlardan biridir. Küreselleşmenin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel boyutları vardır. Genel olarak ekonomik boyutu üzerinde durulmaktadır. İster gelişmiş, ister az gelişmiş olsun, ülkeler çeşitli konularda küreselleşme sürecinden etkilenmektedirler. Bu konulardan biri de yoksulluktur. Kimilerine göre küreselleşme, dünyada yoksulluğu azaltan, kimilerine göre de arttıran bir süreçtir. Çalışmada, küreselleşme yoksulluğu arttıran bir süreç olarak kabul edilmiş ve bu bağlamda küreselleşme ile yoksulluk arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır.

Küreselleşme, günümüzde yaygın olarak kullanılan kavramlardan biridir. Küreselleşmenin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel boyutları vardır. Genel olarak ekonomik boyutu üzerinde durulmaktadır. İster gelişmiş, ister az gelişmiş olsun, ülkeler çeşitli konularda küreselleşme sürecinden etkilenmektedirler. Bu konulardan biri de yoksulluktur. Kimilerine göre küreselleşme, dünyada yoksulluğu azaltan, kimilerine göre de arttıran bir süreçtir. Çalışmada, küreselleşme yoksulluğu arttıran bir süreç olarak kabul edilmiş ve bu bağlamda küreselleşme ile yoksulluk arasındaki ilişki ortaya konmuştur.

radyo hizmeti

Eğer herkes için daha iyi bir ekonomik durum ve iyileşme söz konusu ise bazılarının daha fazla varsıllaşması sorun olarak görülmemelidir. Çünkü, “yoksullar her zaman yoksulluğu yaşamazlar”. Bir kişinin ne kadar yoksul olduğunu ölçmek yerine diğerleri açısından ne kadar yoksul olduğu söylenmektedir. UNDP tarafından kullanılan göreli yoksulluk kavramı yaşadığı ülkenin koşullarına göre ne durumda olunduğunu da hesaba katmaktadır.

Küreselleşmeyi olumlayan görüşlerin bir bölümü de Birleşmiş Milletlere (UNDP) yönelik metodolojik bir eleştiriyi ihtiva etmektedir.

Martin araştırması bu anlamda önemli bir belgedir. Araştırmada UNDP’nin “dünyada gittikçe artan yoksulluk ve gelir eşitsizliğinin çok rahatsız edici boyuta geldiği” yorumu kötümser bir görüş olarak nitelendirilmektedir. Bu kötümser görüşü 1999 tarihli İnsanî Gelişme Raporu’nun da destekleyenlere hizmet ettiği iddiasına yer verilmektedir.

Yoksulluk kavramının henüz üzerinde tam anlaşılmış ve uzlaşı sağlanılmış bir tanımı yoktur. Fakat buna rağmen yoksulluk kavramı geçmişten günümüze kadar dünyadaki ülkelerin gündemini de işgal eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yoksulluğun çözülmesine yönelik olarak tek bir çözüm söz konusu değildir. Özellikle 1980 sonrası yoksulluğun ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin artarak devam etmesi nedeniyle ülkeler artık yoksulluğun azaltılmasına yönelik olarak daha fazla çaba harcamakta ve daha fazla kaynak aktarmaktadır.
Ülkemizde bu konuda engelli kişilerin iş hayatında ve sosyal hayatta yaşam kalitelerini artırmaya yönelik olarak önemli gelişmeler olmuştur. Yine kadınların ve çocukların yoksulluktan daha fazla etkilenen kesim olması nedeniyle onların durumlarında önemli iyileşmeler sağlanmıştır. Ülkemizde yoksullukla mücadele konusuna daha fazla kaynak aktarma ihtiyacı doğmuştur.
Yoksulluk kavramı sadece ekonomik boyutları ve sonucu olan bir kavram olarak değil çok farklı boyutları olan bir kavram olarak kabul edilmektedir. Yoksulluğun azaltılmasına ya da önlenmesine yönelik olarak sadece devlet değil uluslararası faaliyet gösteren kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim birimleri sorumluluk üstlenmiştir.
Yoksullukla mücadele konusunda alınan tedbirler ve önlemlerle yoksulluk tam anlamıyla ortadan kaldırılmasa da önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Yoksul kişiler toplumda aktif olarak rol almaya başlamış, kendi geçimlerini kendileri sağlayarak istihdama katkı sağlamıştır. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından gerçekleştirilen yerinde hizmet programları, Avrupa Birliği’nde yer alan yerellik ilkesinin başarılı bir şekilde uygulandığının bir örneğidir.

Ülkemizde son dönemde yoksulluk sorunu ile baş edebilmek için getirilen düzenlemeler daha çok günü kurtarmaya yönelik olduğu görülmektedir. Uzun dönemde yoksulluk sorunu ile mücadele edebilmek yerine daha çok getirilen çözümler sosyal yardım düzeyinde kalmaktadır. Yoksulluk sorunu sadece tek bir kurumun tek başına çözüme kavuşturacağı bir sorun alanı değildir. Bütün kurum ya da kuruluşların birlikte hareket ederek yoksulluğu önlemek yerine ortaya çıkmasını engelleyici, tedavi edici çözümler getirmesi gereklidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
seo hizmeti - seferihisar web tasarım

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

His Medya | Haber, Video, Yaşam, Astroloji ve dahası... ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!