DOLAR 5,7380
EURO 6,3509
ALTIN 271,9
BIST 106.846
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 24°C
Parçalı Bulutlu
yan sütun reklam alanı
yan sütun reklam alanı

Sus’pus

Sus’pus
13.10.2019
130
A+
A-

Hüznün adıdır bende Ekim ayı…

Kızarmış, solmuş, sararmış dalından yere doğru süzülen yaprakların yaşama veda ettiği baharın’sonu. Sıkıca tutunduğu o daldan ayrılmak zorunda kalmış ve ne yapacağını  bilmeden oradan oraya savrulan yaprakların veda dansı edişi. Bunun adı hüzün bunun adı yaprak dökümü. Başka baharlara kalan umudun tohumları ile veda ediyordu bize. Dilinde çaldığı ıslık ile sanki ölümünü bir tören edasıyla sonlandırıyordu. Derinden gelen o ıslığın sesi, yüzünü tokatlarcasına esen rüzgar..

Hayatın sillesini yemiş gencecik bir çınar ağacı, kendi gölgesinden bile fayda göremeyen. Göğüne hasret kalmış bir sevdanın türküsü dillerde. Bağrı yakan bir ses çınlıyordu kulaklarda.

”Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük.” Sözleri kaplıyordu içimin son’baharını. Canıma şenlik olan bakışın, benliğime ayna olan gözlerinin beyazı, bense karasında kaybolduğum zifirinin gecesinde, gözlerimi son’uma yumdum…

Elif Karabulut

YORUMLAR